domuz girib aşısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
domuz girib aşısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2009 Pazar

Domuz Gribine İyi Gelen Çay

H1N1 virüsüne karşı tek önlem aşı değil; uzmanlar zararlı mikroorganizmalara karşı en iyi korunmanın bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçtiğini söylüyor.

Sağlıklı beslenen birinin tedaviye ihtiyacı olmadığını belirten Dr. Ender Saraç, iş ve okul hayatında arka plana attığımız beslenmenin sağlıklı bir yaşamın habercisi olduğunu vurguluyor. Saraç, domuz gribinin doğal aşısının iyi ve bilinçili beslenme olduğunu belirtiyor. İşte Saraç'a göre mutlaka yememiz gereken yiyecekler...

Mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak bir beslenme tarzından uzak durmalıyız. Kanda şekeri ve yağı yükselten bir beslenme tarzı mikroorganizmaları artırdığı için enfeksiyon kapmayı kolaylaştırıyor. Şeker ve un oranı yüksek yiyecekler yememeye özen göstermeliyiz. Mayonez, beyaz ekmek, aşırı beyaz şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu nedenle çok yağlı yiyeceklerden uzak durmamız, virüslerin de bize yaklaşmasını önleyecek.

Vücut direncisini arttıran yiyecekler

Yeterli miktarda protein almak şart. Tavuk etinin beyaz kısmı, balık, yumurta, kırmızı et, yoğurt, peynir, süt gibi gıdalar olmalı. Ayrıca bitkisel protein kaynaklarını artırmak için yeşil mercimek, nohut, soya fasulyesi, kuru börülce, bezelye gibi gıdaları sık sık tüketmeli. Tabii bir de vücut direncini artırmanın, hastalıkları atlatmanın yegâne çaresi olarak bilinen C vitamini var. Limon, greyfurt, mandalina C vitamininin en yoğun olduğu meyvelerden. Bunun yanında taze sivribiber, kivi, maydanoz, kuşburnu, nar, domates, kuzukulağı otu özellikle şu zamanlarda bolca yemeniz gereken meyve ve sebzeler arasında. Protein ve C vitamininin ötesinde bağışıklık sisteminin iyi çalışmasını sağlayan bir başka mineral ise "çinko". Yeterli çinko enfeksiyonlara karşı direnci artırır.

Domuz gribi aşısının doğal alternatifleri

Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirici bu bitkiler, vücudumuzu virüslere karşı savunmanın yanında hastalıkları da tedavi ediyor.

Umca: Tamamen doğal özellik taşıyan bir karışım. İçinde sardunda köklerinden çıkarılan bir öz var. Bu bitki, Güney Afrika kökenli. Düzenli kullanıldığında enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor. Soğuk algınlığında virüsleri yok ediyor. Hastalık başlamadan ya da belirtilerinin olduğu anda 'umca'yı kullanmak, en hızlı tedavi yolları arasında gösteriliyor. Umca'yı meyve sularının ve sütün içine katabilirsiniz. Bu şekilde çocuklarınız da sever. Umcayı eczanelerden alabilirsiniz.

Ekinezya: Bu bitki virüsleri yok edici viral özelliğe sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Betaglucan: Genelde ekmek mayası mantarından elde edilen betaglucan preparatları yan etkisiz bir şekilde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Hem korunmada hem de tedavide büyük bir destek sağlıyor.

Domuz gribine karşı özel bitki çayı

Malzemeler: Taze ve kuru kök zencefil, tane karanfil, hibiskus, kuşburnu, ekinezya ve ıhlamur.

Hazırlanışı: Bir bardak suya 2-3 adet parmak ucu kadar kök zencefil, 2 adet tane karanfil, küçük bir tutam hibiskus, yarım tatlı kaşığı kuşburnu, bir tutam ekinezya, 1 tutam ıhlamur ekleyin. Bu bitkileri 1-1,5 dakika kadar cezvede kaynatın, 3-4 dakika demleyin, sonra süzün ve içerisine bir kaşık bal koyup karıştırın. Hazırlanan çaydan günde 3 defa için.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Domuz Gribinden Nasil Korunurum

Yüzeylere temaslardan sonra elinizi, ağız ve burna götürmeyin. Ellerinizi sık sık yıkayın. Aşı için doktorunuzun önerilerini mutlaka uygulayın.

- Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Füsun Zeynep Akçam, domuz gribinden, normal bir grip enfeksiyonunda uygulanan yüzeylere temaslardan sonra ellerin yıkanması gibi önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu bildirdi.

Doç. Dr. Akçam, dünyada toplum sağlığını tehdit eden domuz gribine karşı herkesin önlem alması gerektiğini söyledi. Bireylerin, hijyenik koşullara dikkat etmeleri halinde hastalıktan korunabileceğine vurgu yapan Doç. Dr. Akçam, hastalığın yaşamsal risk oluşturacağı grupların, doktor kontrolünde mutlaka aşı yaptırması gerektiğini bildirdi. Doç. Dr. Akçam, ''Yüzeylere temaslardan sonra elinizi, ağız ve burna götürmeyin. Ellerinizi sık sık yıkayın. Aşı için doktorunuzun önerilerini mutlaka uygulayın'' dedi.

Her yıl yaklaşık 500 milyon kişinin gribe yakalandığını, domuz gribinin de mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığının düşünüldüğünü belirten Doç. Dr. Akçam, şöyle konuştu:

BULAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN

''Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzer. Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme-titreme, yorgunluk gibi belirtileri içerir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilir. Grip virüsleri insandan insana, özellikle öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır.

Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. Hasta kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Öksürük ve hapşırma yoluyla hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller, yüze götürülmeden önce yıkanmalıdır.''

Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesinin yeterli olduğunu savunan Doç. Dr. Akçam, günlük kullanılan temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddelerin de etkili olduğunu kaydetti.

Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu gibi eşyanın ayrı yıkanmasına gerek olmadığını söyleyen Doç. Dr. Zeynep Akçam, bu eşyaların yıkanmadan başkası tarafından kullanılmaması gerektiğini bildirdi. Doç. Dr. Akçam, hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra ellerin mutlaka sabunlu suyla yıkanması gerektiğini belirterek, uyarılarını şöyle sürdürdü:

YILLIK AŞI İÇİN DOKTORUNUZUN ÖNERİSİNİ ALIN

''Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatın. Tek kullanımlık mendil tercih edin ve mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atın. Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayın. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir. Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayın. Grip belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edin. Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durun. Kalabalık ortama gireceğiniz zaman basit cerrahi maske takın. Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırın. Toz dağılımına neden olacak kuru temizlik işlemlerinden kaçının. Çocuklarınıza mendil kullanma alışkanlığı kazandırın. Yıllık grip aşısı için doktorunuzun önerilerini alın.''

Doç. Dr. Füsun Zeynep Akçam, hastalığın yaşamsal risk oluşturduğu kişilerin, 65 yaşından büyükler, kronik hastalığı olanlar, kalp damar sistemi hastalıkları, akciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, diyabetliler, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, kanser hastaları, immunsüpresif ilaç kullananlar, steroid kullananlar, huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanların mutlaka aşı olması gerektiğini kaydetti.