2 Ocak 2010 Cumartesi

Mısırın Vücuda Yararları

Asıl anavatanı güney Amerika ve kanada olan mısırın ülkemizde ekim alanı da oldukça gelişmiş ve geniştir. Özellikle karadeniz ve akdeniz kıyıları olmak üzere mısır ülkemizde hemen hemen her bölgede yetişebilen ve oldukca da yararlı olan bir bitkidir. Mısırın vücuda yararları oldukça çoktur. En başta lifli bir gıda olmasından dolayı kabızlık ve bağırsak sorunlarına birebir gelmektedir.

Yapılan araştırmaalr mısırın tam bir vitamin deposu olduğunu ortaya koymuştur. mısırda bulunan vitamindelerden bazıları B1 vitamini, patotonik asit B5 vitamini, folat, niasin B3 Vitamin ve özellikle de C vitaminini de bol miktarda içermektedir. Mısır ayrıca diyetsel liflerin, fosfor ve magnezyum minerallerinin iyi bir kaynağıdır.

Yüksek lifli gıda mısır

30-40 gram mısır günlük lif ihtiyacının yaklaşık yüzde 23 ünü karşılayabilir.. Yapılan araştırmalar mısırın yüksek kolesterol seviyesini düşürdüğü, kolon kanseri riskini azalttığı ve İrritabl bağırsak sendromunun bir kısım rahatsızlık verici semptomlarını hafiflettiği göstermiştir.

Sindirim sistemi ile kalp üzerindeki etkilerine ek olarak, mısırda bulunan çok sayıdaki lif kan şekeri seviyelerini kontroe etmeye yardım edebilir. Eğer diyabet hastasıysanız, mısır size dayanıklı bir enerji sağlar ve aynı zmaanda kan şekerinizi dengeye getirme konusunda yardımcı olur.

Düzenli mısır tüketimi hem kan şekeri ve insülinin düşürülmesi ve dengelenmesine yardımcı olur. mısırın Yüksek lifli grupta yuer almasından dolayı kollesterolü yaklaşık % 7 civarında indirir, trigliserit seviyelerini % 10,2 itibari ile ve en tehlikeli kollesterol olan VLDL seviyelerini % 12,5 itibar ile geriletir.

Kalbiniz için mısır tüketin.

Mısırda bulunan belirgin miktarlardaki folik asit, niasin ve magnezyum ile vucuda son derece faydalı bir besindir. B vitamini olarak bilinien Folik asit doğumsal sorunları önlemede yardımcı olur.

yapılan araştırmalarda mısırdaki folatın günlük değerinin % 100′ünün alınması halinde bu sadece kendi başına her yıl itibari ile muzdarip olunan kalp krizi sayısını % 10 itibari ile geriletebilir. mısırdaki folattan zengin diyetler yapılabilir. bundan dolayı kolon kanserinin azalmış riski ile ilişkilidir. Bir kupa mısır folat için günlük değerin % 19′unu sağlar iken yüksek kolesterol seviyelerini düşürmeye yardım etmek sureti ile kardiyovasküler hastalıkları azaltabilen bir başka B vitamini olan niasinin günlük değerinin de % 18,9′unu sağlar.

Mısırın içeriğinden oldukça çok miktarda magnezyum bulunur. Magnezyum doğanın sahip olduğu kalsiyum demposundan biridir.Vücutta yeterli magnezyum olduğu zaman derin nefes bir iç çekme ile gevşemeyi sağlar direnci azaltır kanın akışını iyileştirir, vücutta oksijen ve besinlerin dağılımını iyileştirir.

Çalışmalar göstermiştir ki magnezyum eksikliği sadece kalp krizi ile ilişkili olmayıp fakat kalp krizinin hemen akabinde yeterli magnezyumun yoksunluğu kalbe serbest radikal hasarını kolaylaştırır. Bu itibarla kısmen gevşetici etkileri ile birlikte, mısırda bulunan magnezyumun. Ayrıca astımı ve migren gibi durumların ağırlığını azalttığı, yüksek kan basıncını düşürdüğü ve arteroskeleroz ve diabetik kalp hastalığı riskini gerilettiği gözlenmiştir. Bir kupa mısır magnezyuma yönelik günlük değerin % 16,4′ünü sağlar.

Hipotermi Nedir Nasıl Korunulur

Hipo termi özellikle hasta ve çocuklarda ortaya çıkan bir hastalıktır. kelime anlamı oalrak ani ısı düşmesi gibi bir anlama gelmektedir. Hipotermi ile ilgili olarak hipotermi nedir nasıl korunulur sorularına cevap vermeye çalışlalım. Bildiğiniz gibi hasta ve çocuklar yetişkin insanlara oranda daha fazla hastalık riski altındadırlar. Uzmanlar tarafından vücut sıcaklığının isteneyen derecelere derecede düşmesi olarak tanımladıığı hipoterminin sonucunda soğuğa maruz kalan vücudun birikmiş enerjisinin tükendiğini belirtiyorlar.

Dünya sağlık örgütü ve Sağlık Bakanlığımız , soğukların yaşandığı günlerde hipotermiye daha fazla sağlık sorunlarına dikkat edilmesini istedi.

Soğuğa maruz kalma süresinin uzaması sonucunda vücudun birikmiş enerjisinin tükendiğini, vücut sıcaklığının anormal derecede düşmesine “hipotermi” dendiğini söylemiştik.Bu durumun, beyni etkileyerek düşünme,reflex ve hareket etme gibi motor fonksiyonlarının bozulmasına yol açtığı yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur

Ateş 35′in altına inmemeli

Hipotermi hastalığının, titreme, aşırı yorgunluk, dalgınlık, ellerin tutmaması, peltek konuşma, uyku hali, parlak kırmızı, hafıza kaybı,,soğuk cilt ve az hareket gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Bu belirtilerden herhangi birinin fark edilmesi halinde hasta olan insanın derhal derece ile ateşinin ölçülmesini gerekir, ateşin 35 derecenin altında olması halinde durumun acil olduğu ve hemen bir hastanaye yatması gerektiğinin tavsiye ederiz.


Kafayı Sıcak Tutun

Kış gaylarında ortaya çıkan aşırı soğuklarda, insan ve çocuk vücudunun bir kısmının donma sonucu zarar görebilir. Donma sonucu etkilenen bölgelerde duyu kaybı ve renk değişikliği yaşandığını bildirdi. En çok donan yerlerin burun, kulaklar, yanaklar, çene, el ve ayak parmakları olduğunu söyleyen Toprak, donmanın vücutta kalıcı hasara, ağır vakalarda organların kesilmesine yol açabildiğini kaydetti.

Kan dolaşımı bozukluğu olan ve giysileri yeterli olmayanlarda donma riskinin daha fazla olacağını ifade eden Toprak, “Cildinizde kızarma ve ağrı hissettiğinizde hemen kapalı bir yere gidin ya da o bölgeyi örterek koruyun. Donma başlıyor olabilir” uyarısında bulundu.